Kontrolünü kaybet.
Beklentiyi sınırlara taşıyan bir kitap söz konusu.
Filme uyarlanması cesaret isteyen,
Bir o kadar merakla beklenen Grinin Elli Tonundan bahsediyorum.
Filmin fragmanlarından anlaşılan çok daha etkileyici bir eser olacağıydı.
Kontrolsüz kalmak ne kadar cazip gelebilir ki.
Beklentiyi sınırlara taşıyan bir kitap söz konusu.
Filme uyarlanması cesaret isteyen,
Bir o kadar merakla beklenen Grinin Elli Tonundan bahsediyorum.
Filmin fragmanlarından anlaşılan çok daha etkileyici bir eser olacağıydı.
Kitabını okuduğunuz bir film beklentiyi karşılamadığında -ki aksini ispat eden film görmedim- suratlar ister istemez düşüyor.
Hiç bir yorumu okumadan,
İki fragmanı haricinde hiç bir şey izlemeden kitabı bu kadar etkilediği için koca bir beklentiyle gittiğim, merakla beklediğim film.
Eğer filmi izleyeceksen bu yazıyı o-ku-ma-ma-lı-sın !
Şimdiden uyarayım.
Eleştirmek adettendir der başlarım.
Kitabın bazı kısımlarında kendini tekrar ettiği ve yetersiz kaldığını biliyoruz.
Buna rağmen oyuncular filme duyguları büyük bir başarıyla aktarmışlar hatta fazlasını bile yapmışlar diyebilirim.
Senaryo bakımından kitaba oldukça bağlı olması ayrı bir hoşluk elbette.
Ama kesik kısımları da yok değil.
Bütün anlatılan sahneleri filmde görmeyi bekleyemezdik.
Gene de diyorum bazı bölümler çok bölünmüş.
Christian'ın aslında daha duygusuz olması gereken yerlerde öyle bir duygu patlaması var ki sert karakter yumuşatılmış gibi.
Ana dersek; Christian'ın hediyeleri karşısında 'fahişe' gibi hissedip duygularının değişmesinden eser yok aksine memnuniyet belirtisi mevcut.
Filmin bir çok kısmında gülüşmeler var ki çok içten olması mizah kısmını da ortaya çıkartmış :)
Eleştirilere maruz kalmasının bir diğer yanı seks sahnelerinin çok açık ve sürekli olması.
Bunu eleştiremem.
Zaten kitap içinde bunun olacağı belliydi.
Bkz. Erotik roman
Ha cesurca sergilemişler, bravo der şukusunu veririm.
Tabi sertlik kısmında kırbaç, şaplak, kelepçeler harici bir şey görünmüyor;
Kopma noktası diye belirtilen yer fazlaca basit kalmış bir bu var sanırım.
Duygusal kısımlar daha fazla olsaydı ?
Belki biraz daha uzun ama tamamen bağlanmış.
Bence daha büyük bir beğeni getirirdi.

Daha iyi olması gerekir miydi ?
Evet kesinlikle daha iyisini hak ediyordu bu yapım.
Filmin müzikleri konusunda laf edemem.
O kadar müthiş olmuş ki,
BA
YIL
DIM
Hem de hepsine.
Şimdi ben sana git izle ya da izleme diyemem.
Ben kısmen memnun kaldım.
Geri kalanı da senin zevkine kalmış okuyucu.
Hiç bir yorumu okumadan,
İki fragmanı haricinde hiç bir şey izlemeden kitabı bu kadar etkilediği için koca bir beklentiyle gittiğim, merakla beklediğim film.
Eğer filmi izleyeceksen bu yazıyı o-ku-ma-ma-lı-sın !
Şimdiden uyarayım.
Eleştirmek adettendir der başlarım.
Kitabın bazı kısımlarında kendini tekrar ettiği ve yetersiz kaldığını biliyoruz.
Buna rağmen oyuncular filme duyguları büyük bir başarıyla aktarmışlar hatta fazlasını bile yapmışlar diyebilirim.
Senaryo bakımından kitaba oldukça bağlı olması ayrı bir hoşluk elbette.
Ama kesik kısımları da yok değil.
Bütün anlatılan sahneleri filmde görmeyi bekleyemezdik.
Gene de diyorum bazı bölümler çok bölünmüş.
Christian'ın aslında daha duygusuz olması gereken yerlerde öyle bir duygu patlaması var ki sert karakter yumuşatılmış gibi.
Ana dersek; Christian'ın hediyeleri karşısında 'fahişe' gibi hissedip duygularının değişmesinden eser yok aksine memnuniyet belirtisi mevcut.
Filmin bir çok kısmında gülüşmeler var ki çok içten olması mizah kısmını da ortaya çıkartmış :)
Eleştirilere maruz kalmasının bir diğer yanı seks sahnelerinin çok açık ve sürekli olması.
Bunu eleştiremem.
Zaten kitap içinde bunun olacağı belliydi.
Bkz. Erotik roman
Ha cesurca sergilemişler, bravo der şukusunu veririm.
Tabi sertlik kısmında kırbaç, şaplak, kelepçeler harici bir şey görünmüyor;
Kopma noktası diye belirtilen yer fazlaca basit kalmış bir bu var sanırım.
Duygusal kısımlar daha fazla olsaydı ?
Belki biraz daha uzun ama tamamen bağlanmış.
Bence daha büyük bir beğeni getirirdi.

Daha iyi olması gerekir miydi ?
Evet kesinlikle daha iyisini hak ediyordu bu yapım.
Filmin müzikleri konusunda laf edemem.
O kadar müthiş olmuş ki,
BA
YIL
DIM
Hem de hepsine.
Şimdi ben sana git izle ya da izleme diyemem.
Ben kısmen memnun kaldım.
Geri kalanı da senin zevkine kalmış okuyucu.



