Hepsinden çok farklı bir deneyim ki bu şok olmuş olma olasılığım yüksek.
Bahsettiğim olay geçtiğimiz hafta oldu ki yuh lan ! diye tepki gösterdim.
Gerçi göstermemek gerekiyormuş ama bilemedim.
Neyden mi bahsediyor bu hatun dediğini duyar gibiyim okuyucu.
Kahve falından bahsediyorum.
Ha bir de evet bunun karşısında ücret ödeyenlerdenim üzerine iki saat kadar beklemek de cabası.
***

Kardeşin bellediğin hatun sıyırınca mecbur sana da bulaşıyor kıyısından köşesinden.
Neyse mevzu bu değil.
En başına dönersek olayın; gün olarak ekimin yirmisekizine denk gelir.
Malum öğle sonrası tatil ve aktivite şart.
Dahiyane fikirleriyle beni şaşırtan S. fal baktırmak istediğini söyledi.
Ama öyle bir kadın bakıyormuş ki hani doğumundaki ebenin adını bilecek kadar(mış).
Destek timi olarak olay yerinde buluştuk.
***Bu arada bilmeyen varsa ufak b
ir not olsun burası S. aşk acısı çekiyor, balatayı sıyırmak üzere her an motoruna şeker atıp patlatabilir kendini.
Kahveler geldi nihayetinde buralardan hızlıca uzaklaşıyor, odaya girişimizden devam ediyorum konuya.
Öyle bir oda ki gizli saklı bir yerde, küçük bir yer hani aşıkların buluştuğu türden.
Güvenlik kameralarından dışarıyı izleyip bir yandan da pizzasını ısıran bir kadın karşımızda.
Öyle bir bakışı var ki hatunun !! o_O
Bakışıyla uçak indirir. O derece !
Fala bakmadan önce bir defter çıkartıp adını yazmasını istiyor S.'den, elbette dişi ve erkek olarak...
Başlıyor çizmeye...
Çizim dediysem de karalama şeklinde..
Fincan nerede diye sordun kabul ediyorum okuyucu Fincan defterin yanında..
Laf aralarında "Bana öyle söylediler" demesi de cabası.
Hatunun hayatında olan biteni döktü kağıda bende kayıt yaptım ilerde dinleriz diye.
İsim vermek ya da evlilik tarihi söylemesini anlatmıyorum bak.
Derken fal esnasında benim çok güldüğümü ve falımın uzun süreceğini söyledi ne alakaysa.
Tabi S. için yeterli gelmiyor dedikleri, istemediklerini söylediği için elbette..
***
Sıra bana geldi geçtim karşısına yaktım sigaramı derken bir isim vermemi istedi.
"Hayatımda biri yok" dediğimde vardır diye ısrar etti. Haspam benden daha iyi bilicek !
İstediğini alamayınca, başka konu üzerinden yürüdü.
Oturduğum ev, yaşadığım mekan, aile ferahlığı..
En son sanal olduğumdan bahsetti okuyucu.
Yalancıymışım ben kendim gibi değilmişim.
İşte bu noktada tak etti bir şeyler, ipler koptu bende hatun yalancı diyordu bana resmen !
Madem böyle bende soru sormaya başladım, maksat ters köşe etmek.
Bir fotoğraf gösterdim hayatımın aşkını buldu, bir yol sordum beni Antalya'ya gönderdi.
En son inanmaya başladığımı fark ettim, ters köşe edecekken oltaya gelen bendim.
Gerçi söyledikleri hoşuma gitti.
"Hayatının ortası, sonu Ankara"
Gerçi kafeden kendimi dışarı atarken " bi halt olmaz lan bundan boşuna bekledik" desem de. İnandım okuyucu ya da inanmak istedim.
Not: Müptezel şahsiyetinin yaklaşık 6 senedir Ankara takıntısı bulunmakta, ha ergenken daha fazlaydı. Şimdilerdeyse ne halt olsa Ankara bulaşıyor olaya. Aslında sevilesi bile değil soğuk memleket. Denizi bile yok !!
Bahsettiğim olay geçtiğimiz hafta oldu ki yuh lan ! diye tepki gösterdim.
Gerçi göstermemek gerekiyormuş ama bilemedim.
Neyden mi bahsediyor bu hatun dediğini duyar gibiyim okuyucu.
Kahve falından bahsediyorum.
Ha bir de evet bunun karşısında ücret ödeyenlerdenim üzerine iki saat kadar beklemek de cabası.
***

Kardeşin bellediğin hatun sıyırınca mecbur sana da bulaşıyor kıyısından köşesinden.
Neyse mevzu bu değil.
En başına dönersek olayın; gün olarak ekimin yirmisekizine denk gelir.
Malum öğle sonrası tatil ve aktivite şart.
Dahiyane fikirleriyle beni şaşırtan S. fal baktırmak istediğini söyledi.
Ama öyle bir kadın bakıyormuş ki hani doğumundaki ebenin adını bilecek kadar(mış).
Destek timi olarak olay yerinde buluştuk.
***Bu arada bilmeyen varsa ufak b
ir not olsun burası S. aşk acısı çekiyor, balatayı sıyırmak üzere her an motoruna şeker atıp patlatabilir kendini.
Kahveler geldi nihayetinde buralardan hızlıca uzaklaşıyor, odaya girişimizden devam ediyorum konuya.
Öyle bir oda ki gizli saklı bir yerde, küçük bir yer hani aşıkların buluştuğu türden.
Güvenlik kameralarından dışarıyı izleyip bir yandan da pizzasını ısıran bir kadın karşımızda.
Öyle bir bakışı var ki hatunun !! o_O
Bakışıyla uçak indirir. O derece !
Fala bakmadan önce bir defter çıkartıp adını yazmasını istiyor S.'den, elbette dişi ve erkek olarak...
Başlıyor çizmeye...
Çizim dediysem de karalama şeklinde..
Fincan nerede diye sordun kabul ediyorum okuyucu Fincan defterin yanında..
Laf aralarında "Bana öyle söylediler" demesi de cabası.
Hatunun hayatında olan biteni döktü kağıda bende kayıt yaptım ilerde dinleriz diye.
İsim vermek ya da evlilik tarihi söylemesini anlatmıyorum bak.
Derken fal esnasında benim çok güldüğümü ve falımın uzun süreceğini söyledi ne alakaysa.
Tabi S. için yeterli gelmiyor dedikleri, istemediklerini söylediği için elbette..
***
Sıra bana geldi geçtim karşısına yaktım sigaramı derken bir isim vermemi istedi.
"Hayatımda biri yok" dediğimde vardır diye ısrar etti. Haspam benden daha iyi bilicek !
İstediğini alamayınca, başka konu üzerinden yürüdü.
Oturduğum ev, yaşadığım mekan, aile ferahlığı..
En son sanal olduğumdan bahsetti okuyucu.
Yalancıymışım ben kendim gibi değilmişim.
İşte bu noktada tak etti bir şeyler, ipler koptu bende hatun yalancı diyordu bana resmen !
Madem böyle bende soru sormaya başladım, maksat ters köşe etmek.
Bir fotoğraf gösterdim hayatımın aşkını buldu, bir yol sordum beni Antalya'ya gönderdi.En son inanmaya başladığımı fark ettim, ters köşe edecekken oltaya gelen bendim.
Gerçi söyledikleri hoşuma gitti.
"Hayatının ortası, sonu Ankara"
Gerçi kafeden kendimi dışarı atarken " bi halt olmaz lan bundan boşuna bekledik" desem de. İnandım okuyucu ya da inanmak istedim.
Not: Müptezel şahsiyetinin yaklaşık 6 senedir Ankara takıntısı bulunmakta, ha ergenken daha fazlaydı. Şimdilerdeyse ne halt olsa Ankara bulaşıyor olaya. Aslında sevilesi bile değil soğuk memleket. Denizi bile yok !!






