Evde yalnız olmanın verdiği o muhteşem his.
Abi ben bunu ne zamandır yaşamamışım.
Matiz çalıyor şuan.
Gel diyor, gel.
Aslında müpte kimse gelsin istemiyor.
Belki uyku olarak değerlendirecekti bu yalnızlığı.
Ama geldi sizinle paylaştı.
Tam burayı yazarken kafam sağa sola sallandı.[50.sn]
Malum müzik dinlerken kendimden geçiyorum.
Bilmediysen buyur bir bak :p
Laf aramızda;
Mim oluşturmaya çalışıyorum aslında.
Zaman bulursam yapacağım.
[Arkadaşın biri eğlencelisin demişte :o]
Mesela dur bir dakika şuan sanırım su kaynadı.
Kahvemi alıp geliyorum yanınıza.
**Hah tamamdır.
Bundan bize ne deme ya.
Sizle paylaşacağım elbette.
Bilen bilir müpte heyecanlı hatundur.
Heyecan yaptığındaysa; saçmalar.
Sanırım şuan onu yaşıyoruz.
Evde bir başıma vaay anasını.
Geçen gün alışverişte yaşadım aynısını
Çanta beğenmiştim.
Ama harbi fenaydı.
Baktım, aslında ben bunu anneme aldırırım,
Babamın kartından geçerler,
Neden kendime yük olayım ki aman onlar alsın dedim ve fotoğrafını anneme postaladım çaktırmadan.
O sırada satıcı kızın yanımda olduğunu unutmuştum.
Sırıtıp durdu.
Dedim "Ablacım kusura bakma çok gevezeyim ben.
Zamanında sustum,
Kimse açamadı.
Hatta kimse yanımda olmak istemedi.
Ama geçti artık böyle bu kız napcan mecbur " deyince,
Hatun resmen" banane ya sanki arkadaş olcaz "dedi.
Lan dedim müpte heyecan sana göre değil :D
Ha ipledim mi bu durumu ???
Hayır.
Bunları takamam.
Yemedi.
Eskidendi küçük şeylerden mutlu olmak derdim hep.
Hep daha fazlasını istedim.
Misal; O adam geliyorsa, teklifiyle gelecek.
Romantik mi, önüme gül serecek.
De oldu mu ?
Hayır.
Bekledim, baktım olmadı.
Sonra baktım bir daha.
Lan benim büyük şeyler istemek gibi bir derdim yok.
Küçük bir papatyayla bile mutlu oluyorum.
Can dost denmesinden,
Beşiktaşlı olmaktan,
Kahvemi yudumlayabilmekten,
Çanta beğenmekten bile :p
Mutlu olabiliyorum.
Zorlamaya ne gerek var.
Neyse.
İçten gelenler diyelim bu yazıya.
Müpte için ayrılan sürenin bir müddet için sonuna geldik.
Bana uğrayın. Öperim :* :*
Abi ben bunu ne zamandır yaşamamışım.
Matiz çalıyor şuan.
Gel diyor, gel.
Aslında müpte kimse gelsin istemiyor.
Belki uyku olarak değerlendirecekti bu yalnızlığı.
Ama geldi sizinle paylaştı.
Tam burayı yazarken kafam sağa sola sallandı.[50.sn]
Malum müzik dinlerken kendimden geçiyorum.
![]() |
| ** işte beklenen kahve :o |
Laf aramızda;
Mim oluşturmaya çalışıyorum aslında.
Zaman bulursam yapacağım.
[Arkadaşın biri eğlencelisin demişte :o]
Mesela dur bir dakika şuan sanırım su kaynadı.
Kahvemi alıp geliyorum yanınıza.
**Hah tamamdır.
Bundan bize ne deme ya.
Sizle paylaşacağım elbette.
Bilen bilir müpte heyecanlı hatundur.
Heyecan yaptığındaysa; saçmalar.
Sanırım şuan onu yaşıyoruz.
Evde bir başıma vaay anasını.
Geçen gün alışverişte yaşadım aynısını
Çanta beğenmiştim.
Ama harbi fenaydı.
Baktım, aslında ben bunu anneme aldırırım,
Babamın kartından geçerler,
Neden kendime yük olayım ki aman onlar alsın dedim ve fotoğrafını anneme postaladım çaktırmadan.
O sırada satıcı kızın yanımda olduğunu unutmuştum.
Sırıtıp durdu.
Dedim "Ablacım kusura bakma çok gevezeyim ben.
Zamanında sustum,
Kimse açamadı.
Hatta kimse yanımda olmak istemedi.
Ama geçti artık böyle bu kız napcan mecbur " deyince,
Hatun resmen" banane ya sanki arkadaş olcaz "dedi.
Lan dedim müpte heyecan sana göre değil :D
Ha ipledim mi bu durumu ???
Hayır.
Bunları takamam.
Yemedi.
Eskidendi küçük şeylerden mutlu olmak derdim hep.
Hep daha fazlasını istedim.
Misal; O adam geliyorsa, teklifiyle gelecek.
Romantik mi, önüme gül serecek.
De oldu mu ?
Hayır.
Bekledim, baktım olmadı.
Sonra baktım bir daha.
Lan benim büyük şeyler istemek gibi bir derdim yok.
Küçük bir papatyayla bile mutlu oluyorum.
Can dost denmesinden,
Beşiktaşlı olmaktan,
Kahvemi yudumlayabilmekten,
Çanta beğenmekten bile :p
Mutlu olabiliyorum.
Zorlamaya ne gerek var.
Neyse.
İçten gelenler diyelim bu yazıya.
Müpte için ayrılan sürenin bir müddet için sonuna geldik.
Bana uğrayın. Öperim :* :*














