Kimseyi okuyamadığım zaman diliminden selam,
cidden okuyamıyorum fazla.
Kim ne yapmış diye mailden bakıyorum kısa kısa.
Kısa dediysem de cidden baya kısa kalıyorum buralarda.
Şans eseri
Dilek'in yaptığı etiketi gördüm.
Hah dedim Müpte al sana kafanı dağıtmak için fırsat.
Neyse Mevzu küçüklük anıları.
Yaptıklarımız.
Çocukluğuma dair pek çok şeyi unuttum ben,
Depremin etkisiyle şehir değiştirme mi dersin, arkadaşlarını kaybedince bilinçaltına atılan mutsuzlukların yok olması mı dersin ? Sen bilirsin.
Bebekken, büyürken çok sessizmişim. Annem hep bunu över herkese; "
Müpte çok sakindi, onunla günlere gitmek bile kolay bırak bir kenarda otursun tek merakı biblolar ki onları da uzaktan aaa ne güzel diye severdi" der ve gururlanır. Gerçi bu iyi bir şey değil ki o günlerden birinde teyzenin tekinin altında kalma hikayem durumu haklı olduğumu kanıtlıyor.
Şaka değil, teyze hakikaten tepeme binmiş.(
Bilinç altım seni seviyorum, bunu bana hatırlatmadığın için. )
Ana okulundayken bir çocuktan korkardım.
CÜNEYT adı bile heybetli gelirdi hele kendisi; emin olun korkulacak cinsten. Annem bırakırdı beni saati geldiğinde ama sınıfta bir
CÜNEYT varsa giremezdim içeri, korkardım. Gene de gizli gizli kuru boyalarımı onun askıdaki montunun cebine açtığım doğrudur.
Napsaydım acaba ? Korkutmasaydı o kadar beni.
İlk okulda da mız mız diye belirtilen kızlardandım bir sıra; laf söylemeye korkardı millet çünkü susmayacağımı bir şekilde burunlarından getireceğimi bilirlerdi. Şöyle bakıyorum da ilk okul arkadaşlarım ne çekmişsiniz be !?!?

Mahallede yaşamanın nimetlerinden sonuna kadar yararlandım, üst katta oturan sınıf arkadaşlarımla her sabah ve her akşam olmak üzere yarışlarımız vardı, merdiven çıkma !?! Çok önemli bir yarıştır, bu sayede Cumartesi günü yapılacak etkinliklerde ezme şansımız doğuyordu :) Kumdan çamur pastalar, misket oynama, taso turnuvaları ve elbette futbolcu kartları (: Düşündüm de tipik erkek modunda büyümüşüm :p Ailedeki tek kızsan hayat çok zor miirim :)
Abim olabildiğince çakaldır,
hala öyle. Sevdiğim yemekleri bile bile kötü şeylere benzetmesi ve kendisinin tencereye gömülmesi,şukusunu verip ayakta alkışlarım.
Laf aramızda İzmit'in dağlarına bakıp
"Bak Müpte bu dağların arkası Almanya" dediğinde gerçekten inanmış;
beni de götür o kadar yakınsa arada eve gelirim demiştim. Şiiii kimse duymasın.
Eski paralarla beni kandırıp bakkala göndermesi, son damlaydı diyebilirim. Ha intikam aldım elbette, '
sigara mı içiyorsun sen abi ?' 'Babama kül tabağını göstereyim mi abiii' gibi tehditlerle elbette. ;)
Ailenin ilk kız torunu olduğumdan ve apartmanımızın tek kız çocuğu olduğumdan pek ilgi alaka ile büyütüldüm, adıma maniler sözler yazıldı. Bu abimin arkadaşları arasında yaygın olduğunda ??!!? Kabus. :Ergenliğe giremeeden yaktılar beni.
Sanırım çocukluğuma dair hatırladığım en kötü şey depremdir.
Birebir yaşamadım, şans eseri o gece başka bir yerde kaldık. Ama komşular, arkadaşlar, tüm çevrem oradaydı.

Çocuk aklıyla deprem bilmiyorken; enkazın başında "Baba Serap ablanın sesi değil mi o bak bağırıyor" dediğimde onun ağlamasına anlam verememiştim. Abimin Almanya'dan hemde yeni gitmişken geri gelmesini bizi özlediğine yormuştum. Dağlara çıktığımızda sırf beraber bir şeyler yapıyoruz sanarak eğlenmiş bile olabilirim. Ama arkadaşımın ailesiyle sarılmış halde sudan çıktığını öğrendiğimde, sahile gidip durumun daha da vahim olduğunu gördüğümde, donup kalmıştım.
Bir daha yaşanmaz umarım.
O acıların karşısında çaresiz kalmak, hayatta görebileceğin en zor andır. Buna eminim.
Edit: Mimlenenler diye belirtmeyi unutmuş müpte. Çocukluğunu merak ediyorum herkesin yapmayanlar yapsa mesela ? Olmaz mı ki. Ama özellikle
+Plaza Sesi Sen yapmalısın :)