Bir kere görüş ne olacak ? diyordu.
İyi hoş da bunu uzun zamandır yapmamış hatta tamamiyle öküz olmuş ben nasıl yapacağımı bilmiyordum ki.
Telefon numaramı istediğinde ne büyük tepki gösterdiğimi söylemiyorum bile.
Ya da bir yerlerden eklemeli konuşmaların olması.
"Uff bilmiyorum da istemiyorum, hayır diyeceğim "
Karşıma nasıl biri çıkacak belirsiz daha konuşmaya başlayalı 24 saatten az olmuş bir insan evladı.
Mevzu bu.
Ama o bir kereden bir şey olmayacağı gibi istemezsen red edersin diye üsteliyordu.
"Hakkında bildiğim tek şey yakın bir yerde çalıştığı sence yeterli mi ?" dediğimde;
Müpte' yarın bu çocukla görüşeceksin. dedi ve kapadı konuyu. oldu.
Kendimi plan yapmış olarak buldum nihayetinde.
Ve bayadır gezmediğim sahil kısmına doğru yürüdüm.
İçimden " N'olur beni beğenmesin, hemen kurtulayım !?!?" diye düşünceler geçiyordu.
Kendimi biliyordum.
Bir şeyin olmasını gönülden istemem benim beğenimle doğru orantılıydı ki hala öyle.
Siz buna kısaca avcı olmayı seven diyebilirsiniz.
-Çok büyük sonuçlarım olmasa da avcılıkta iyiyimdir ya.-
Sahil kenarında bir banka oturup yaktım sigaramı.
Ve beklemeye başladım.
Aslında erken gitmememe rağmen bekliyordum.
Ki sizi temin ederim beklemek en nefret ettiklerim arasındadır.
Daha gelmeden hanesine bir adet eksiyi iliştiriverdim. Babamın evladı değil sonuçta bu kadarı da olsun.
Karşımda gördüğüm şu yazıda anlattığım eski sevgiliye o kadar benziyordu ki.
Şaştım bir an ama bozuntuya vermeden gene çok konuşmaya devam ettim.
Beni yönlendirmesinden hoşlanmayacağımı anladığım da bir gerçek ki o yüzden bu tarafa gidelim bunu yapalım diyerek yürümeye zorladım.
Sonuçta yürürken ona bakmak zorunda kalmayacaktım
Şahsım adına konuşursam; yürürken sadece yürümeye odaklanırım :p
Sahilin sonunda oturduk,
Ki baya uzunca bir yol yürümüş genelinde işten bahsetmiştik.
Muhabbet daha fazla sardığında iyiymiş lan,bazı şeyler göz ardı edilse sanki durum kötü değil dedim kendime.
Yakınlaşma çabası gözle görünür bir hal aldığındaysa artık oradan kuş olup uçmak gerektiğini de fark etmiş bulundum.
Sanırım biraz aceleci davranarak benden oldukça ileri gitti.
Tabi benim sinirler alt üst durumda.
Kaçmak için yer arıyorum.
Belime doğru uzanmış "Yakın olmaktan kaçma" diyen bir erkek.
Daha kalabalık bir yerde olsak sanırım daha cesur davranırdım ancak ortam buna pek uygun değildi.
"Sinir etmeye başlıyorsun o eli oradan çek" dedim sakince.
Yüzümde herhangi bir sinir ibaresiyle yapmadım-Sakata gelmek en korktuğum malum-
Başta tamam sinirlenme dese de ikinci denemesinde "lütfen dedim. Senden ricada bulundum. Yok mu sayıyorsun. Geç oluyor. Hadi gidelim." diyerek ayaklandım.
Tuttu sarıldı bu sefer de ama hani konuşmaya çalışırken ağzına ağzını dayayacağını bildiğin bir sarılma.
Hah dedim Müpte' öpecek.
İçimden küfürler etsem de tırsma katsayım yükselmeye başladı.
Haliyle kalp atışları da.
Bunu yanlış anlamış olacak ki gerçekten öpmeye yeltendi.
Siktir dedim! Tabi ki içimden.
Daha fazla dellenmeden ve tenha ortamdan kaçabilmek için kollarından bir çırpıda ayrıldım.
Geri dönüş yolunda sırf eli elime değmesin uzak kalsın diye neler konuştum hatırlamıyorum ama pek mantıklı konuşmaya değer şeyler değildi orası kesin.
Evimin istikametine gidecek minibüsün tabelasını gördüğümde kendine iyi bak diyerek uzaklaştım.
Arkadan gelen "Eve gidince haber et" cümlesini de hiç umursamadım.
İlk soru geldi:
"Akşamın hakkında ne düşünüyorsun, yorum yapmadın ?"
Cevabı hemen iliştirmedim altına düşündüm bu hız bu çocuk. Hani olmayan oturmayan şeyler vardır hah tam öyle !?!!
Birileriyle paylaştım.
İçimdekini dökmek istedim hemen.
Yakınımdakiler olmazdı,
Bana net biri lazımdı ki imdadıma hemen yetişti.
Gerekli teşhisi koyduk ve zaten yapacak olduğum noktayı koydum.
"Muhabbet iyiydi de geri kalanından hoşlanmadım. Benim için mümkün olan görüşmemek umarım senin için de öyle olur."
Cevabı sosyal ortamdan beni silmesi oldu.
**
Ertesi gün;
"Kısa sürede içime işlemişsin boşluktaymışım gibi hissediyorum."
Ve cevap verilmemek üzere silindi.
Şimdi laf ediyorum herkese, bana baskı yapmayın.
Siz yapınca gerekli kategorisine koyuyorum ve yapıyorum.
Tamam cevabını alsam da inanamıyorum. Malum bu olaylar ilk değil.
Sanırım ben mutlu olurum diye birilerini hayatıma sokmam gerektiğini düşünüyorlar.
Bu olaylar da "Artık biriyle görüş" baskıları bitmeden durmayacak gibi görünüyor.
İyi hoş da bunu uzun zamandır yapmamış hatta tamamiyle öküz olmuş ben nasıl yapacağımı bilmiyordum ki.
Telefon numaramı istediğinde ne büyük tepki gösterdiğimi söylemiyorum bile.
Ya da bir yerlerden eklemeli konuşmaların olması.
"Uff bilmiyorum da istemiyorum, hayır diyeceğim "
Karşıma nasıl biri çıkacak belirsiz daha konuşmaya başlayalı 24 saatten az olmuş bir insan evladı.
Mevzu bu.
Ama o bir kereden bir şey olmayacağı gibi istemezsen red edersin diye üsteliyordu.
"Hakkında bildiğim tek şey yakın bir yerde çalıştığı sence yeterli mi ?" dediğimde;
Müpte' yarın bu çocukla görüşeceksin. dedi ve kapadı konuyu. oldu.
Kendimi plan yapmış olarak buldum nihayetinde.
Ve bayadır gezmediğim sahil kısmına doğru yürüdüm.
İçimden " N'olur beni beğenmesin, hemen kurtulayım !?!?" diye düşünceler geçiyordu.
Kendimi biliyordum.
Bir şeyin olmasını gönülden istemem benim beğenimle doğru orantılıydı ki hala öyle.
Siz buna kısaca avcı olmayı seven diyebilirsiniz.
-Çok büyük sonuçlarım olmasa da avcılıkta iyiyimdir ya.-
Sahil kenarında bir banka oturup yaktım sigaramı.
Ve beklemeye başladım.
Aslında erken gitmememe rağmen bekliyordum.
Ki sizi temin ederim beklemek en nefret ettiklerim arasındadır.
Daha gelmeden hanesine bir adet eksiyi iliştiriverdim. Babamın evladı değil sonuçta bu kadarı da olsun.
Karşımda gördüğüm şu yazıda anlattığım eski sevgiliye o kadar benziyordu ki.
Şaştım bir an ama bozuntuya vermeden gene çok konuşmaya devam ettim.
Beni yönlendirmesinden hoşlanmayacağımı anladığım da bir gerçek ki o yüzden bu tarafa gidelim bunu yapalım diyerek yürümeye zorladım.Sonuçta yürürken ona bakmak zorunda kalmayacaktım
Şahsım adına konuşursam; yürürken sadece yürümeye odaklanırım :p
Sahilin sonunda oturduk,
Ki baya uzunca bir yol yürümüş genelinde işten bahsetmiştik.
Muhabbet daha fazla sardığında iyiymiş lan,bazı şeyler göz ardı edilse sanki durum kötü değil dedim kendime.
Yakınlaşma çabası gözle görünür bir hal aldığındaysa artık oradan kuş olup uçmak gerektiğini de fark etmiş bulundum.
Sanırım biraz aceleci davranarak benden oldukça ileri gitti.
Tabi benim sinirler alt üst durumda.
Kaçmak için yer arıyorum.
Belime doğru uzanmış "Yakın olmaktan kaçma" diyen bir erkek.
Daha kalabalık bir yerde olsak sanırım daha cesur davranırdım ancak ortam buna pek uygun değildi.
"Sinir etmeye başlıyorsun o eli oradan çek" dedim sakince.
Yüzümde herhangi bir sinir ibaresiyle yapmadım-Sakata gelmek en korktuğum malum-
Başta tamam sinirlenme dese de ikinci denemesinde "lütfen dedim. Senden ricada bulundum. Yok mu sayıyorsun. Geç oluyor. Hadi gidelim." diyerek ayaklandım.
Tuttu sarıldı bu sefer de ama hani konuşmaya çalışırken ağzına ağzını dayayacağını bildiğin bir sarılma.
Hah dedim Müpte' öpecek.
İçimden küfürler etsem de tırsma katsayım yükselmeye başladı.
Haliyle kalp atışları da.
Bunu yanlış anlamış olacak ki gerçekten öpmeye yeltendi.
Siktir dedim! Tabi ki içimden.
Daha fazla dellenmeden ve tenha ortamdan kaçabilmek için kollarından bir çırpıda ayrıldım.
Geri dönüş yolunda sırf eli elime değmesin uzak kalsın diye neler konuştum hatırlamıyorum ama pek mantıklı konuşmaya değer şeyler değildi orası kesin.
Evimin istikametine gidecek minibüsün tabelasını gördüğümde kendine iyi bak diyerek uzaklaştım.
Arkadan gelen "Eve gidince haber et" cümlesini de hiç umursamadım.
İlk soru geldi:
"Akşamın hakkında ne düşünüyorsun, yorum yapmadın ?"
Cevabı hemen iliştirmedim altına düşündüm bu hız bu çocuk. Hani olmayan oturmayan şeyler vardır hah tam öyle !?!!
Birileriyle paylaştım.
İçimdekini dökmek istedim hemen.
Yakınımdakiler olmazdı,
Bana net biri lazımdı ki imdadıma hemen yetişti.
Gerekli teşhisi koyduk ve zaten yapacak olduğum noktayı koydum.
"Muhabbet iyiydi de geri kalanından hoşlanmadım. Benim için mümkün olan görüşmemek umarım senin için de öyle olur."
Cevabı sosyal ortamdan beni silmesi oldu.
**
Ertesi gün;
"Kısa sürede içime işlemişsin boşluktaymışım gibi hissediyorum."
Ve cevap verilmemek üzere silindi.
Şimdi laf ediyorum herkese, bana baskı yapmayın.
Siz yapınca gerekli kategorisine koyuyorum ve yapıyorum.
Tamam cevabını alsam da inanamıyorum. Malum bu olaylar ilk değil.
Sanırım ben mutlu olurum diye birilerini hayatıma sokmam gerektiğini düşünüyorlar.
Bu olaylar da "Artık biriyle görüş" baskıları bitmeden durmayacak gibi görünüyor.







